Ana Sayfa / Yazılar / ÖNCE DEMOKRASİ: TÜRKİYE’NİN ANAYASA SORUNSALI

 

“Önce Demokrasi” Girişimi (Kamuya açık ilk toplantı; 01.06.20166 , Taksim Hill O.; İ. Ö. Kaboğlu)

ÖNCE DEMOKRASİ: TÜRKİYE’NİN ANAYASA SORUNSALI

Bölgemiz ve ülkemizin savaş ve/ya savaş benzeri bir ortama sürüklendiği bir dönemde özellikle iktidar partisi çevrelerinin ivme kazandırdığı tek yanlı anayasa gündemi ve bir tür “akıl tutulması” karşısında, “neye hayır, neye evet?” sorularına yanıt arayışında “ortak akıl/doğru bilgi” temelinde kimseyi ötekileştirmeden çoğulcu bir bakış açısıyla toplumsal irade oluşturma gereğinin ürünü olan “Önce demokrasi” girişiminin dünü, bugünü ve yarını, Türkiye’nin anayasa sorunsalı ile örtüşmekte.

I.- DÜN: GİRİŞİM, “HAYIR VE ÖTESİ” OLARAK DOĞDU

Çağrı metninde de dillendirildiği gibi;

1.- ANAYASAL BİLGİ KİRLİLİĞİ’NE HAYIR

Anayasa’nın muhatabı olan yasama, yürütme ve yargı erkleri, görev ve yetki sınırlarını aşmak suretiyle hak ve özgürlükleri ihlal etmeye devam ederken, 1982 Anayasası’nı bunun nedeni olarak göstermek için yarattıkları bilgi kirliliğine HAYIR!

2.- “FİİLİ DURUM” SLOAGNI İLE ANAYASASIZLAŞTIRMA VE ANAYASAL DARBEYE HAYIR!

Devlet katında anayasasızlaştırma eğilimi, devlet-toplum ilişkisinde “hukuksuz alanlar” yaratmıştır. Anayasa, siyasal hedefler ereğinde “araçsallaştırılmış” ve bu yolda her araç mubah sayılmıştır. Türkiye’nin sürüklendiği savaş ortamında, Anayasa ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelere meydan okumanın payı vardır. Fiili duruma HAYIR!

3.- DEVLET OLANAKLARIYLA DAYATMA’ya HAYIR!

Yaratılan savaş ortamından “anayasa barışı” yoluyla çıkış yerine, “başkanlık rejimi” dayatmasıyla taraflı ve yanlış bilgilendirme yapılarak tek yanlı “propaganda aygıtı” olarak kullanılan medyanın ötesinde, devlet olanakları bu yönde seferber edilmiş bulunuyor. Bu tür dayatmalara HAYIR!

4.- GAYRİMEŞRU ANAYASA GİRİŞİMİNE HAYIR!

Anayasa’ya aykırı yasaların, güvenliği sağlamak yerine hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmak için uygulandığı, yürürlükteki anayasal düzenin sürekli ihlal edildiği, kişi için başkanlık rejiminin bilgi kirliliği eşliğinde empoze edildiği bir ortamda yetkili olmayan kişi ve kurumların katılımı ile yazılacak GAYRİMEŞRU METNE HAYIR!

5.- “YENİ” SLOGANIYLA, KAZANIMLARA KARŞI YÜRÜTÜLEN SAVAŞA HAYIR!

Başta insan hakları, demokrasi ve laiklik olmak Cumhuriyet kazanımlarına karşı, CB, TBMM Başkanı ve Başbakan öncülüğünde yürütülen savaşa HAYIR!

ÖTESİ İSE; “ANAYASAL KAMUOYU” İÇİN DOĞRU BİLGİ TEMELİNDE BİRLİKTELİĞE ÇAĞRI:

1.- DEMOKRATİK MUHALEFETİ ÖRGÜTLEMEYE; Bütün bunlara, “HAYIRR!” demeli. Ama ‘hayır yetmez’; bunun ötesi için, hukuk devleti ereğinde “demokratik muhalefeti” örgütlemeye çağırıyoruz.

2- TBMM VE DEMOKRATİK MEKANİZMALAR İŞLETİLEREK hak ve özgürlükleri ihlal eden anti-demokratik yasaların ayıklanması, baskıcı ve hukuk-dışı uygulamalara son verilmesi öncelikli hedefinde, güç birliği yoluyla sesimizi yükseltmeye çağırıyoruz (YOL TEMİZLİĞİ)

3.- İNSAN HAKLARI/DEMOKRASİ VE HUKUKA SAYGI için yasama/yürütme ve yargı organlarının, “görev+yetki+sorumluluk” gereklerini yerine getirmeleri için birlikteliğe çağırıyoruz.

4.- ANAYASA YAPIM KOŞULLARI BULUNMADIĞI için Toplumsal barış sağlanmadan anayasa yapılamayacağı için, katılımcı yöntemle yeni anayasayı, barışçı ve kucaklayıcı söylem ve ilkeler bütününde tasarlamak için birlikte harekete çağırıyoruz.

5.- DANIŞMA/DAYANIŞMA/ DEĞİŞİM VE DİRENME için çağrı: “Fiili durum” kabul edilemez; hukuki ve anayasal düzene dönülmesi gerekir. Bunun ötesi için, değişim şart ve değişim için de fikri çalışmalar yaparak, bunları elden geldiğince geniş kitlelere yaygınlaştırmak gerekir. Hukuka, akla ve ahlaka aykırı, gayri meşru söylem ve uygulamalara karşı, meşru bir direnme hakkı vardır.

6.- KATILIMCI BİR ANAYASA SEÇENEĞİ YARATMAYA çağrı: Devletin kurumsal, mali ve zor kullanma araçları yoluyla, anayasal düzeni yok ederek, din ve mezhep bakışı temelinde toptancı bir tek kişi yönetimini kurmaya karşı koymak suretiyle, “insan haklarına dayanan demokratik ve laik bir sosyal hukuk devleti” için birikimleri, alternatif metinler temelinde demokratik muhalefet hareketini örgütlemek için bütün duyarlı yurttaşları, ortak bir demokrasi cephesi oluşturma ereğinde “birlikteliği örgütlemeye“ çağırıyoruz.

II.- BUGÜN: HALK GİRİŞİMİYLE ANAYASAL SEÇENEK YARATMAK İÇİN BİRLİKTELİĞE ÇAĞRI…

Üç katmanlı kirliliği gidermek ve aynı konularda olumlu hedefler koymak için:

1.- BİLGİ KİRLİLİĞİ: Toplumun bugünü ve geleceğini ilgilendiren bir konuda yanlış bilgi, sadece günümüz kuşaklarına karşı değil, gelecek kuşaklara karşı da işlenen bir suç. Anayasal bilgi kirliliği üç boyutlu:

-Bilgi hakkının öğeleri: Kirlilik, bilgi verme hakkı/ bilgi alma hakkı ve karşılıklı bilgi iletişimi olmak üzere her üç öğeyi de kapsıyor.

-Zamana dair: Anayasa’nın dünü, bugünü ve geleceği üzerine yanlış bilgiler.

Mekâna dair: ulusal, uluslararası durum ve karşılaştırmalı anayasa hukuku ve siyaset bilimi verileri bakımından.

2.- YOL KİRLİLİĞİ: Anayasa yapım ortam ve koşulları bulunmamakta, çünkü;

-Yürürlükteki Anayasa, sürekli ihlâl edilmekte; demokratik hak ve özgürlükleri zedeleyen yasaların yürürlüğü devam etmekte; hatta, yenileri yürürlüğe konmakta. Dahası, uygulamalar, mevzuatın ve mahkeme kararlarının çok gerisine düşebilmektedir.

-1982 Anayasasındaki değişiklikler, hak ve özgürlükler alanında devlet görevlilerine daha çok yükümlülük yüklediği halde, tam tersine, yetkilerini daha çok kullanmakta ve hak ve özgürlükleri daha çok sınırlamaktadır.

-Çelişki ve etik bir sorun: 2011’de yeni anayasa için TBMM’de bir “Anayasa Uzlaşma Komisyonu” kurulduğu tarihten sonra bile, Anayasa’ya aykırı birçok yasa yapıldı ve yürürlüğe kondu.

-Dahası, 2016’da yeni anayasa için girişimde bulunulurken, Anayasa’ya aykırı Anayasa değişikliği yapıldı.

-Yargı bağımsızlığını düzenleyen Anayasa md.138’i ihlal, alışkanlık haline getirildi.

-Bu olumsuz ve anayasa-dışı süreç, anayasa yapım koşullarını ortadan kaldırmış bulunuyor: medyaya eşit giriş hakkı dahil, düşünce ve ifade özgürlüğü, toplanma ve gösteri özgürlükleri ile örgütlenme özgürlükleri hukuken ve fiilen ileri derecede kısıtlanmış bulunuyor. Mesela, toplanma ve gösteri hakkı kullanan grupları dağıtmak için kolluk güçleri, biber gazı kullanımını alışkanlık haline getirmiş bulunuyor. Oysa bu konuda, toplantı “yasa dışı” olsa da, şiddet kullanımının haklı olmadığına dair İHAM’ın birçok kararı bulunmakta.

-Girişim özneleri açısından; Anayasa md. 175 Anayasa değişikliği için girişimde bulunma yetkisini TBMM’ye özgülediği halde, bu konuda “Külliye inisyatifi” ve 65. Hükümet’in, “Anayasa misyonu” üstlenmesi de, yol kirliliği yaratmaktadır.

-“Kırmızı çizgi” de, yol kirliliği anlamına gelmekte.

Özetle, unvanlarında “baş” sıfatı bulunan Anayasa’nın doğrudan muhatabı en üst düzey yöneticiler, “görev+yetki+sorumluluk” halkasını bir yana bırakarak;

-Anayasa’ya aykırı söylem, işlem ve eylemlere,

-Anayasa ihlali anlamına gelen söylem, işlem ve eylemlere,

-Anayasa suçunu işlemeye devam ediyorlar.

3.- HEDEF KİRLİLİĞİ

Yeni Anayasa’nın başlıca hedefi rejim değişikliği; bu da, “başkanlık rejimi”. Anayasal düzenin devamlılığı sırasında, “rejim değişikliği” gerekçesi kullanılarak anayasa yenileme hedefi, karşılaştırmalı anayasa hukuku ve siyaset biliminde bir ilk şeklinde karşımıza çıkıyor.

Kısaca Türkiye medyası, -özellikle görsel medya- “bilgi/yol ve hedef kirliliği” aracı haline getirilmiş bulunuyor.

Şu halde; önce “doğru” bilgi, sonra “yol temizliği” ve nihayet “anayasa hedefi”.

Nasıl?

1.- DOĞRU BİLGİ TEMELİNDE BİR “ANAYASAL KAMUOYU”

Türkiye’nin anayasal durumu, dünü ve bugünü üzerine doğru/gerçek ve bilimsel bilgi için, bilgi iletme görevi ve bilgilenme hakkı ile karşılıklı olarak bilgi iletişimi ve bilgi paylaşımı temeldir.

Bu, sadece Türkiye üzerine değil, karşılaştırmalı anayasa hukuku ve siyaset bilimi verileri için olduğu kadar, insan hakları Avrupa hukuku ve uluslararası hukuk verileri için de geçerlidir.

Uzmanların, siyasal zevatın ve basın mensuplarının doğru bilgi aktarımı, sadece bir görev değil, aynı zamanda ahlaki bir yükümlülüktür.

Seçmenlerin ve yurttaşların, bütün toplum üyelerinin anayasal sorunlar üzerinde özgürce kanaat oluşturabilmeleri için doğru bilgiye ulaşmaları, temel bir gerekliliktir.

Uzmanların öncelikli sorumluluğundan hareketle, Türkiye’nin Anayasa Gündemi ortak yapıtı hazırlandı. Ve bu çerçevede, çok paydaşlı bu ilk toplantı yapıldı.

“Önce Demokrasi” girişimi, aynı amaçla, STÖ’ler temelinde halkalar halinde genişleyecek hareket, ülkenin her yerinde toplantılar ağını örmek için yola çıkmaktadır.

2.- YOL TEMİZLİĞİNİN ASGARİ EŞİĞİ, “KAZANIMLAR”DIR

Bunlar, anayasal ve uluslararası İH belgelerinin sağladığı kazanımlardır; hatta yasal kazanımlardır. Her üç düzlemde iktidar ve özgürlükler çatışmasında “özgürlük lehine yorum” esastır. Şu halde yol temizliğinin anlamı, öncelikle kazanımları sahiplenmek ve onları yaşama geçirmek için sürekli –direnme hakkı dahil- mücadele etmektir.

Bu konuda, öncelikle bir “anayasal bilanço” yapımı önem taşımakta. Bu çerçevede anayasal metamorfoz (başkalaşım), haklar alanının genişlemesi ve iktidar alanının daralması ekseninde saptanmalıdır.

Yasalara gelince; bunlar sadece Türkiye’nin uluslararası kazanımlarına değil, Anayasa’ya da açıkça aykırı yasalar, %10 seçim barajı gibi olağanüstü dönem düzenlemeleri ile sınırlı olmayıp, (iç güvenlik yasası gibi) yeni anayasa hedefinin zirve yaptığı dönemde çıkarılan yasalardır. Bunlar, sürekli teşhir yoluyla değiştirilmesi için mücadele edilmelidir.

Uygulama, çoğu zaman yürürlükteki mevzuatın bile gerisine düştüğünden, hak ve özgürlükler kullanımında asgari eşiğin altına inilmemesi için mücadele gereği vardır: anayasal güvence ölçütleri (md.13) ve kanunsuz emir (md.137) yasağına ilişkin ilkeler çok iyi kavranılmalı.

Bunlar, anayasa yapımı için önkoşullar olarak sürekli talep edilmeli; bu yolda, bütün fikri, hukuki ve eylemsel yollar kullanılmalıdır.

Kısacası, önce demokrasi girişimi, anayasa sürecini meşru ve hukuki bir zemine çekmek için yoğun bir çaba harcayacaktır. Bunda, (Külliye ve Hükümet gibi) resmi ama yetkili olmayanlar organlar girişimi yerine, egemenlik sahibi olarak halk inisyatifi öne çıkarılacaktır.

De facto (fiili durum) hayır; de jure (hukuki durum) evet için. Fark? Anayasa değişikliği ve muhtemel yeni bir anayasa yolunun da –fiili değil- hukuki ve demokratik olması için.

Anayasa değişikliklerini amaçsal okumak; kazanımları uygulamaya geçirmek ve olası yeni anayasa metninin asgari eşiğini saptamak için.

3.- YENİ ANAYASA HEDEFİ, “HUKUK DEVLETİ VE HAKLAR TOPLUMU”DUR

Yeni anayasa neden yapılır? Temel değerler olarak hak ve özgürlükleri pekiştirmek, bugünün ve gelecek kuşakların barış içinde birlikte yaşam ortam ve koşullarını yaratmak için. Kısacası, hukuk devleti ve haklar toplumu için.

– Hukuk devleti, kuralı koyan, uygulayan ve denetimi yapan organın birbirinden ayrılmasını gerekli kılar. Bu eksende, Devlet için “erkler ayrılığı” örgütlenmesi; hukuk için “normlar hiyerarşisi” şeklindeki yapılanma asgari gerekliliktir.

– Haklar toplumu, insan hak ve özgürlüklerinin temel değerleri oluşturduğu toplumdur.

– Demokrasi ve insan hakları ilişkisine gelince; “demokrasi, insan haklarının hukuki altyapısını oluşturduğu bir siyasal rejimdir.”

Önce demokrasi girişimi, bu hedefte bir anayasa tasarımı için yola çıkmış bulunuyor.

III.- BUGÜNDEN SONRASI: TOPLANTI VE FORUMLAR/TARTIŞMA VE ÖNERİLER

Önce demokrasi girişimi, şu halde, “bilgi/yol ve hedef” kirliliğini halkla birlikte aşmak için yola çıkmış bulunuyor. Başka bir deyişle, “akıl tutulması”na karşı “akıl birliği” için yola çıkmış bulunuyor.

Doğru/gerçek ve bilimsel bilgi; hak ve özgürlükleri baskı altına alan, hukuk devletini zedeleyen, demokratik olmayan mevzuat ve uygulamalara karşı koymak; altyapısını insan haklarının oluşturduğu çoğulcu demokratik bir rejimi savunmak…

Bu hedefte, kapalı ve açık hava toplantıları düzenlemek, gösteri ve yürüyüşler yapmak ve Külliye tarafından dayatılmak istenen “tek kişi iktidarı”na hayır demek için toplumsal seferberlik ilan etmek.

-İstanbul’dan 11 Haziran’da geniş katılımlı, çok bileşenli bir akıl birliği toplantısından yola çıkarak ülkenin bir çok yerinde toplantılar yapılacak;

-Yurt dışı organizasyonlar ile girişimin sesinin geniş kapsamda duyurulacak ; gerekirse( Avrupa ülkeleri-Amerika toplantıları) yapılacak;

-Her platformda” önce Demokrasi” girişiminin hedeflerinin ve ihtiyacımız olan ortamın gereklerinin anlatılacağı (medya-alternatif medya-basın, yerli-yabancı);

“Önce Demokrasi” girişiminin temeli, 4 ay önce atıldı; bu toplantıyla kamuoyuna açılıyor; ilerleyen aylarda ise, ÖDG bilançosu ve Girişimi yeni bir eşiğe taşımak için uluslararası ölçekte büyük bir toplantı düzenlenecek.

ANAYASA-DER içinde üç meslektaşımın sorumluluğunda hazırlanan “Anayasa Önerisi”, bugün burada tartışmaya açılacak; 4 ay boyunca olgunlaştırılacak ve alacağı destek ölçüsünde hak ve özgürlükleri de kapsamına alacak tam anayasa metnine dönüştürülecek. (i. Kaboğlu)